RAHİM YIRTILMASI

UTERİN RÜPTÜR VE DEHİSENS
UTERİN RÜPTÜR (RAHİM YIRTILMASI)
Uterin rüptür uterus duvarındaki seroza dahil bütün katmanları içeren ayrılmayı, yırtılmayı (rahim yırtılması) ifade eder. Gebelik sırasında anne ve bebek açısından oluşabilecek en tehlikeli komplikasyonlardan birisidir. Aşırı kanama neticesinde anne ve bebek ölümleri meydana gelebilir, mesane yaralanması, histerektomi, neonatal morbidite, intrauterin hipoksi gibi komplikasyonlar meydana gelebilir. Uterin rüptür obstrükte uzamış doğum eylemleri, başarısız operatif doğumlar sırasında izlenebilir. Normal doğum sırasında uterin rüptür (rahim yırtılması) sıklıkla daha önce sezaryen geçiren hastalarda izlenir ancak sezaryen veya başka ameliyatlar nedeniyle skar dokusu bulunmayan uterusta da rüptür meydana gelebilir.
Rahmin delinmesi (uterin perforasyon) farklı bir başlık altında açıklanmıştır, buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Daha önce sezaryen geçiren hastalarda sonraki gebelik sırasında uterin rüptür insidansı yaklaşık %1 oranında bildirilmiştir. Daha önce sezaryen veya myomektomi vb. operasyon geçirmemiş hastalarda uterin rüptür insidansı yaklaşık 5000-20000’de bir bildirilmiştir (kaynak). Az gelişmiş ülkelerde daha sık görüldüğü bildirilmiştir, muhtemel nedenler uzamış doğum eylemlerinin daha sık olması ve doğum servislerine hızlı erişim imkanlarının olmamasıdır.

Daha önce sezaryen geçirmiş hastaların sonraki doğumlarında normal doğum denenmesi (VBAC, sezaryen sonrası normal doğum) esnasında yaklaşık %1 oranında uterin rüptür meydana gelmektedir (kaynak). Sezaryen ameliyatından sonra geçen süre, fetusun kilosu, uterusun sütur tekniği, anne yaşı, gebelik haftası gibi kriterler ile rüptür riski arasında bildirilen ilişkilerde tutarlılık yoktur. Daha önce geçirilen sezaryende yapılan kesi klasik veya T-insizyon ise VBAC sırasında – rüptür riski en yüksektir (%5-10), daha önce geirilen kesi low-vertikal ise %1, alt segment transvers ise %0.5-1 arasında rüptür riski vardır.

ÇOK FAZLA SAYIDA DOĞUM YAPMAK (GRAND MULTİPARİTE)

ÇOK FAZLA DOĞUM YAPMAK ZARARLI MI?
ÇOK FAZLA SAYIDA DOĞUM YAPMAK (GRAND MULTİPARİTE)
Doğum sayısı (parite): 20. gebelik haftasından sonra gerçekleşen canlı ve ölü doğumların toplamıdır. Normal veya sezaryen ile gerçekleşen doğumların hepsi dahildir buna. (Great-grand-multipar: 10 ve üzeri doğum yapanlar)
20. gebelik haftasından önceki gebelik sonlanmaları doğum değil düşük olarak adlandırılır. Bunlar doğum sayısına eklenmez.

Grand-multiparite yani çok fazla sayıda doğum yapmış olmak 5 veya daha fazla doğum yapmak anlamına gelir.

Fazla sayıda doğum yapmak ile gebelik ve doğuma ait bazı riskler arasındaki ilişki araştırmalarda her zaman tutarlı sonuçlar vermemiştir (kaynak). Tutarsızlığın sebeplerinden birisi doğum sayısı arttıkça anne yaşının da artmasıdır, anne yaşı arttıkça gebeliğe ait bazı riskler ilk gebelik dahi olsa artmaktadır. Araştırmaların bazıları anne yaşını yeterli derecede düzeltmemiştir. Bazı araştırmalarda ise sosyoekonomik düzey karışıklık yaratan faktör olmuştur, çok doğum yapanlarda sosyoekonomik düzeyin farklı olması sağlık hizmetine zamanında ve hızlı ulaşma gibi konularda farklılıklara sebep olabilir. Bazı araştırmalarda ise çok doğum yapanlarda risk saptanmaması veya düşük risk saptanması “çok doğum yapanların daha sağlıklı olması” ile açıklanmıştır (healthy person effect). Burada kastedilen şudur: İlk gebeliğinde problem yaşayan kadınlar genellikle çok doğum yapmaktan kaçınırlar; ancak ilk gebeliklerinde problem yaşamayanlar çok doğum yapma kararına daha yatkın olurlar. Bu nedenle fazla doğum yapanlar daha sağlıklı bir popülasyon oluştururlar (kaynak).

UTERİN İNVERSİYON

UTERİN İNVERSİYON
Uterin inversiyon (ters dönme) uterus fundusunun kısmen veya tamamen endometrial kaviteye doğru çökmesi ve daha ileri seviyede iç-dış dönmesi neticesinde dışarıya çıkmasıdır. Doğumdan sonra meydana gelen uterus iversiyonu acilen tanınmalı ve tedavi edilmelidir, aksi halde anne ölümlerine kadar gidebilen kanama ve şok
tablosuna neden olabilir.

Uterin inversiyon başlıca ikiye ayrılabilir:
– Puerperal uterin inversiyon: Sezaryen veya normal doğum sırasında meydana gelir.
– Non-puerperal uterin inversiyon: Gebelik olmadan myom, polip gibi diğer nedenlere bağlı meydana gelen inversiyondur.
Uterin inversiyonların yaklaşık yüzde 95’i puerperal, yüzde 5’i non-puerperal şekilde gerçekleşir (kaynak).

NON-PUERPERAL (JİNEKOLOJİK) UTERİN İNVERSİYON:
Genellikle fundusta bulunan myom ve polip, sarkom benzeri patolojilere bağlı gelişir. Fundustaki kitlenin ağırlık etkisiyle fundusu vajinaya doğru çekmesi ve tamamen inverte olarak vulvaya kadar prolapsusuna sebep olması ile sonuçlanır. En sık olarak fundal submukozal myomlara bağlı gelişir (kaynak); bunun dışında polipler ve maligniteler de inversiyona neden olabilir. İnversiyonun gelişim mekanizmasında uterus içerisindeki tümöral kitlenin uterus duvarını bası etkisi ile inceltmesi ve servikal dilatasyona neden olması da rol oynar.

PUERPERAL (OBSTETRİK) UTERİN İNVERSİYON:
Doğumdan sonra meydana gelen uterus inversiyonudur. Sıklığı konusunda yaklaşık bir kaç bin doğumda bir gibi değişik bildirimler vardır. Doğumdan sonraki ilk 24 saat içerisinde meydana gelirse akut, 24 saat-1 ay arasında meydana gelirse subakut, 1 aydan sonra meydana gelirse kronik uterin inversiyon diye adlandırılır. Büyük kısmı ilk 24 saat içerisinde gerçekleşmektedir. Doğum sırasında meydana gelen inversiyona umblikal kordun aşırı çekilmesi ve fundusa aşırı baskı yapılması (Credé manevrası) sebep olabilir (özellikle plasenta fundus yereleşimli ise ve atoni varsa). Genellikle normal doğumda meydana gelmekle beraber sezaryen sırasında da inversiyon meydana gelebilir (kaynak).
Muayenede serviksten veya vajenden fundusun çıkmasıyla tanınır. Bazı durumlarda ultrasonografi de tanıda yardımcı olabilir. Abdominal muayenede fundusun normal yerinde palpe edilememesi önemli bulgudur.